Çağın hastalığı - Argumentum ad populum -
Çağın hastalığı - Argumentum ad populum -
Ortak tutuma başvuru safsatası
Argumentum ad populum yani ortak tutuma başvurma safsatası, genel kanıya bağlı olarak bir fikrin doğru veya yanlış olduğunu ileri sürme durumudur. Mantıksal bir safsata olarak kabul edilir.[1] Otoriteye başvurma safsataları içinde sınıflandırılır. Aynı safsata grubu içinde yer alan diğer safsatalar: Bir Bilen Safsatası ile aynı grup içinde yer alan diğer safsata türleri
İrrasyonel Otorite Safsatası
İnanca Başvurma Safsatası
Grup Baskısı Safsatası
Faydacı Safsata
Beğendirme Safsatası
Dayatma Safsatası
Mazruf Değil Zarf Safsatası
Genetik Safsatası
Örnekler
Ne olmuş kopya çektiysem yani?
Kopya çekmeyen var mı?
Burada hiç müşteri yok, buraya girmeyelim; ya pahalıdır ya yemekleri kötüdür.
MANTIK YANLIŞLARI / SAFSATALAR
Devamı
|
a)
SÖZCÜK / TERİM / KELİME SAFSATALARI |
|
i)
Eşsesli söz yanlışları / Cinas safsatası : Genellikle mecazi anlam kullanımında görülür.
Her tiyatrocu rol yapar.
Deniz tuzludur Her rol
yapan, samimiyetsizdir.
Tuzlu olan pahalıdır. O halde
her tiyatrocu samimiyetsizdir.
O halde deniz de pahalıdır.
Yaşlanmanın nedeni vücuttaki
serbest radikallermiş, İnsanoğlu ne çekiyorsa radikalden çekiyor.
|
|
ii)
Belirsizlik safsatası: Anlamda beliren belirsizlikten çıkan bilinçli ve
bilinçsiz mantık yanlışları. Örnek: Bir
borçlu, size en kısa sürede borcunu ödeyeceğim dediğinde, ne zaman ödeyeceği
ve ne kadar ödeyeceği tam olarak belli değildir.
Örnek: “Trafik
polisi bir milletvekilinin arabasını durdurur. Milletvekili hemen camı açarak
“Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diye sorar. Polis elindeki telsizi
kullanarak amirine sorar: “Amirim, bir aracı durdurdum, sürücüsü kim olduğunu
bilmiyor, bana soruyor. Ne yapayım?” |
|
iii)
Birleştirme / Bütünleme Yanlışları-Safsataları: Bir bütünün bazı parçasının belirli
özelliklere sahip olması, bütünün de parçalardaki özelliklerin tümüne sahip
olduğu anlamına gelmez. Örneğin: Bir
futbol takımındaki birkaç oyuncunun iyi olması takımın da genel olarak iyi
olmasını gerektirmez. Bir toplulukta bazı üyelerin kusurlu davranışlarının
bulunması, topluluğun tamamının kusurlu olması gerektirmez. Eve gelen boyacı ortalığı berbat etti. Türkiye’de zanaatkâr kalmadı. |
|
iv)
Bölme Yanlışları / İndirgeme safsataları: Çoğunlukla
parçaların, zorunlu olarak, bütünün özelliklerini taşıdığını sanmadan
kaynaklanır. Birleşik halde olan bir anlamın, tikel ya da tekil bir anlamı ifade
etmek için de kullanılmasıdır. Örnek: Bir
üçgenin açıları, iki dik açıya eşittir; O halde üçgenin her açısı iki dik
açıya eşittir. Demokrasi, seçmenlerin akıllı
olduğu ve kendi kararları ile seçimde oy kullandıkları kabülüne dayanan
sistemin adıdır. Fakat bütün seçmenlerin akıllı olduğunu sanmak ve kendi
özgür kararları doğrultusunda oy kullandıklarını varsaymak bölme safsatasını
oluşturur.
|
|
v)
Noktalama ve vurgu yoluyla yapılan yanlışlar Örnek: Oku baban gibi, eşek olma./ Oku,
baban gibi eşek olma. Örnek: Sayın
Cumhurbaşkanı, laik, demokratik cumhuriyeti ve ülke bütünlüğünü koruyucu
yaptırımları daha etkili kılmak amacıyla hazırlanan KHK’yı geri yollamıştır. |
|
b)
MÂNÂ / ANLAM SAFSATALARI |
|
i)
İlinti yanlışı / Yanlış Sebep Safsatası: Önermeler arasında ilintiyi / bağlantıyı yanlış
koymaktan kaynaklanır. / Bir
olayın yeterli delil olmadan bir başka olayın sonucu olduğu şeklindeki akıl
yürütme. Örnek:
A ülkesi çok yağış almaktadır. O halde A ülkesinden toprak tarıma
elverişlidir. Amerika’ya girişte yakalan
Afganistanlı teröristten hareketle, bütün Afganlar teröristtir. demek. Televizyonun evlere girmesinden sonra toplumdaki şiddet oranı arttı,
demek ki televizyon seyretmek şiddete neden oluyor. |
|
ii)
Mutlak / Kayıtlı Yanlış: Önermenin anlamının mutlak olarak alınmasıyla,
bir kayda veya koşula bağlı olarak alınması arasında fark olmayacağı
anlayışından kaynaklanır.
Örnek: Araçlar
şehir içinde trafikte 50 km hızla gitmelidir. Ambulans bir araçtır, o halde
ambulans da şehir içinde 50 km hızla gitmelidir. |
|
iii)
Tartışılan Konuyu bilmeme veya Bilmezlikten
Gelme / Konuyu Saptırma Safsatası: Tartışılan asıl konuyu çürütmeyi başarama karşısında onun yerine başka
konuyu tartışmaya açmak ve kanıtlamaya çalışmaktır. Bu da tartışılan konuyu
bilmemekten, konu hakkında fikir sahibi olmamaktan kaynaklanır. Örnek: Ölüm cezalarının caydırıcılığı yoktur diyorsunuz. Peki suçlular için ne
düşünüyorsunuz? Oğlu öldürülen bir anne ne hissedecektir? Oğlunun katilinin
hapishanede beslenmesi ve barınması için vergi vermesi doğru mudur? |
|
iv)
İspat edilecek olanı delil yerine alma / Kısır
Döngü Safsatası (Petitio Principii): İspatlanması gereken iddiayı ispatlanmış gibi kabul etme, bir diğer
ifadeyle, ispatlanmış olduğu varsayılan sonucu, öncüllerin parçası olarak
varsaymadan kaynaklanır. Örnekler: Ahmet
aptaldır, çünkü Ahmet salaktır. Ali doğruyu söylüyor, çünkü doğru sözlüdür. Sudan hafif maddeler yüzer, çünkü bu tür cisimler suda batmazlar. Bu tür ispatlama, totolojiden
ibarettir. |
|
v)
Aksini Gerekli Görme: Sonucun aksini gerekli görmekten kaynaklanır. Örnek:
Hamile olan kadınların karnı büyük olur. Karnı
büyük olmayanlar hamile değildir. |
|
vi)
Neden Olmayanı Neden Olarak Alma: Belli bir olgu ya da olayın asıl nedeni olmayan
şeyi, onun gerçek nedeni olarak sayılmasından kaynaklanır. Batıl inançlar bu
türdendir.
Örnek:
Önünden siyah kedi geçince, başına kötü bir olay geleceğini inanma. Bugün
başıma kötü bir olay geldi, çünkü dün siyah bir kedi görmüştüm. |
|
c)
GELİŞİGÜZEL KURULMUŞ EKSİK KANIT
YANLIŞI Örnek: Bir
trafik kazasının duruşmasında, sürücü, olay esnasında frene hemen ve olanca
gücüyle bastığını söyler. Gerekli özeni gösterdiğinden bahisle mahkeme
sürücüye ceza vermez. Çıkışta avukatı sürücüye çok
inandırıcı bir tabır sergilediğini söyler. Sürücü de der ki, “ancak frenin
tutup tutmadığını sorsaydı mahkeme, işte o zaman...” |
|
i)
Gelişigüzel genellemede bulunma / Önyargıdan
kaynaklı genelleme safsatası / Yetersiz Örnek Safsatası / Aceleci Genelleme
Safsatası: Örnek: Narkoz
amacıyla hastalara uyuşturucu verildiğine göre bütün insanlara uyuşturucu
kullanma izni verilmelidir. Bütün Kayserililer, iyi tüccardır. Yozgatlılar şöyledir, böyledir,
iyidir, kötüdür vb. |
|
ii)
Gerekçeyi sadece olumlu yönleriyle sunma : Bir davada avukatın, bir delili sunarken sadece
müvekkilin işine yarayacağı tarafını düşünürken, çıkacak olumsuz sonucu
düşünmemesinde olduğu gibi. Örnek: Şule Çet davasında, sanık müdafileri, sanıkların
delil karartıp karatmadığı yönündeki çapraz sorguda, sanıklardan birinin
bardak yıkama sesi duyduğunu söylemesi karşısında, diğer sanık avukatlarının,
bunun bardak değil el yıkama sesi de olabileceğini söylemesi durumunda. Peki
o durumda neden el yıkadı sorusunun cevabı sanığın aleyhine olabilecek
tarzdadır. |
|
iii)
Yanlış ikilem / Siyah Beyaz Safsatası (False
Dilemma): Başka seçenekler
bulunduğu halde karşısındakini iki seçenekten birini zorlama. Örnek: Suça
iten neden ya yoksuklluktur ya cahilliktir. Piyasaya
ya bol para sunarsın ya da kredi alınmasını kolaylaştırırsın. Beni sevmiyorsan, benden nefret ediyorsun
demektir. Ya ülkeni sev ya da terket |
|
d)
DİĞER SAFSATA ÇEŞİTLERİ |
|
i)
Kişiyi hedef alan safsata / Adam Karalama
Safsatası (Ad Hominem): İleri
sürülen tezi çürütmek yerine, onu söyleyen kişiye yönelmektir. Örnek: Rousseau
önemli bir sosyal teorisyendir, ancak Rousseau’nun aile hayatı ahlaki açıdan
tartışmaya açıktır (Rousseau çocuklarını ve eşlerini, başka kadınlar için
terketmiştir, vb.) O halde, Rousseau’nun söylediği hiçbir sözün geçerliliği
olmadığını söylerken ahlaki özelliklerine atıf yapmak böyle bir safsatadı. Örnek: “Yalan söylemek her koşulda gayri ahlakidir”
diyen Kant için, bu argümanı desteklemesi için Kant hayatında asla yalan
söylememiştir demek. Örnek: Freud cinsel sapığın biridir. Dolayısıyla
söylediklerini ciddiye almamıza gerek yoktur. |
|
ii)
Fizik güce başvurma / Tehdit (Korkuya Başvurma)
Safsatası (Ad Baculum): İnsanları
korkutarak, tehdit ederek bir iddianın doğruluğunu kabul ettirmeye çalışmak Örnek: Seçim
süreçlerinde aday olan bir işverenin işçilerinden oy isterken, onları
siyasetiyle ikna edemeyip bana oy vermezsenin hepinizi işten atarım
demesi |
|
iii)
Otoriteye gönderme yapma: Uygun olmayan otoriteye, itibara, saygı ve
statüye gönderme yaparak ispatlamada veya çürütmede bulunmaya çalışmaktan
kaynaklanır / Bir iddianın doğruluğunu sadece "kendisinden daha iyi
bilen" başka birinin düşüncesine dayandırma.
1)
Bir yargının doğruluğu sadece
otoriteye atıfla dile getirilemez. 2)
Yargının doğruluğu bakımından
otoriteye atıf, ancak destekleyici argüman olabilir. 3)
Otoritenin otorite alanı iyi tespit
edilmelidir. Bir konuda uzman / otorite olan kişi her alanda otorite
değildir. Dolayısıyla otorite alanıyla argüman doğruluğu iddiası arasında
uygun bir bağ olmalıdır. 4)
Tek bir otorite her zaman yeterli
olmayabilir. Birden fazla otoriteye başvurmak gerekebilir. Örnek: Roma’nın güzel şehir olduğunu düşünüyordum. Geçenlerde İlber Ortaylı
da aynı şeyi söyledi. |
|
iv)
İnanca Başvurma Safsatası (Consensus Gentium): Bir iddianın doğruluğunu, insanların çoğunun ona
inandığını savunarak kanıtlamaya çalışma Örnek: A: UFO’lara inanmıyorum. B: Ama son araştırmalar insanların çoğunun UFO’lara inandığını söylüyor. |
|
v)
“Sen de” Safsatası: Bir kişinin iddiası ya da söyledikleri
hareketleriyle çelişiyor diye iddianın yanlış olduğu savı. Örnek: Sigara içmek kötüdür diyorsun, ama sen de
içiyorsun. |
|
vi)
Genetik Safsatası: Bir iddia ya da şeyi , kökeni veya başlangıcı
açısından açıklamak veya reddetmek. Örnek: O resimden ne anlarmış, alt tarafı bir kapıcının
oğlu. Örnek: Türkler göçebe bir toplumun çocuklarıdır;
mimariden anlamazlar. |
|
vii)
Ortak Tutuma Başvurma Safsatası (Ad Populum): Çoğunluğun benimsediğinin doğru olduğu savı. Örnek: Sınavda kopya çektim, çünkü bütün sınıf
kopya çekti. |
|
viii)
Geleneğe Başvurma Safsatası (Ad traditio): Bir şeyin eski, denenmiş, geleneksel olduğu için
doğru olduğu hatası. Örnek: İnsanlar binlerce yıldır Tanrının varlığına
inanıyor, yoksa niye bu inanç bu kadar yıl sürsün ki? Demek ki Tanrı vardır. Yıllardır demokrasi ile yönetiliyoruz, demek ki demokrasi iyi bir şey. |
|
ix)
Yeniye Başvurma Safsatası: Yeni bir şeyin daha iyi veya doğru olduğunu
ileri sürme. Örnek: Bu cep telefonu ..... en yeni modeli, o halde en
iyisidir. Örnek: Biz
daha iyisini yapana kadar en iyisi bu. (Bir reklam sloganı) |
|
x)
Duygulara Başvurma Safsatası: Bir iddianın doğruluğunu kabul ettirmek için karşısındakinin duygularıyla
oynamak. Örnek: Bu arabayı aldığınızda dünyanın en güçlü
ve kıskanılan erkeği siz olacaksınız. |
|
xi)
Kanıtlanmayanı doğru saymak İspatlama Mecburiyeti Safsatası: Örnek: Baz
istasyonlarının kansere yol açtığına dair bilimsel bir kanıt yoktur deyip,
baz istasyonlarının kansere yol açmadığını iddia etmek.
Örnek: UFO’ların olamayacakları ispat
edilemediğine göre, UFO lar mevcuttur.
Örnek: Bir haberin yalanlanmamasını, onun doğruluğu olarak ileri sürmek. Çok
sıklıkla yapılır gazetecilikte. |
|
xii)
Dayatma Safsatası: Olandan yola çıkarak bunun doğru ve olması
gereken olduğunu iddia etme. Oldu-değer problemi de denilir. Örnek: Süleyman Demirel politikacılar arasındaki en
tecrübeli adamdır. Ona oy vermek lâzım. “Kapitalizm en iyi ekonomik sistemdir.” Dolayısıyla, tüm toplumlar
kapitalizmi benimsemelidir. |
|
xiii)
Felaket Tellallığı Safsatası: Bir önermenin kabul edilemezliğini göstermek
için, bunu bir dizi olayın takip edeceğini iddia etme şeklindeki argüman. Örnek: Pompalı tüfeklerin yasaklanmasını kabul edersek,
sonra diğer silahların yasaklanmasını kabul ederiz, ardından diğer haklar
kaldırılır, sonunda komünist bir ülke oluruz. Pompalı tüfekleri bu yüzden
yasaklamamalıyız. |
|
xiv)
Sınırlı Seçenek Safsatası: Bir araştırma yapmadan, bir delil ortaya
koymadan, bütün diğer seçeneklerin yanlış olduğunu varsayarak tek seçeneğe
mecbur bırakma. Örnek: Microsoft'un yazılım dünyasına hakim olması
güzel, o olmasaydı şu anda sahip olduğumuz bilgisayar verimliiği olmazdı. Örnek: Demirel'i
yeniden Cumhurbaşkanlığına seçmezsek istikrar bozulur. |
Şeyban Karaca KAYA





Yorumlar
Yorum Gönder