Dayatma Safsatası -Fallacy Of “İs” To “Ought-

                                                                                                   Şeyban Karaca KAYA

Dayatma Safsatası 

                             

    Tanımlayıcı anlamlar içeren terimlerin dayatılması suretiyle, bunların kabullenilme zorunluluğunu ortaya koyma iddiası. mesela ; kapitalizm en iyi ekonomik sistemdir.” dolayısıyla, tüm toplumlar kapitalizmi benimsemelidir. veya ; aponlar’ın tarifiyle temel formül şu: önce japonya, sonra şirketim, sonra ailem, sonra da ben!.. demek ki bizim için de tartışılmaz formül belli: önce türkiye, sonra şirketim, sonra ailem, sonra da ben.


      Türkiye’yi çeteler yönetiyor. Bir çeteye üye olmazsak kesinlikle yaşayamayız.  Süleyman Demirel aralarındaki en tecrübeli adamdır. Ona oy vermek lâzım. Arkadaş bizdendir. İşini ona göre gör.

MANTIK YANLIŞLARI  / SAFSATALAR

 

a) . SÖZCÜK / TERİM / KELİME SAFSATALARI

i) . Eşsesli söz yanlışları / Cinas safsatası : Genellikle mecazi anlam kullanımında görülür.

   

Her tiyatrocu rol yapar.                                                                           Deniz tuzludur

Her rol yapan, samimiyetsizdir.                                                               Tuzlu olan pahalıdır.

O halde her tiyatrocu samimiyetsizdir.                                                  O halde deniz de pahalıdır.

 

Yaşlanmanın nedeni vücuttaki serbest radikallermiş, İnsanoğlu ne çekiyorsa radikalden çekiyor.

 

ii) .Belirsizlik safsatası: Anlamda beliren belirsizlikten çıkan bilinçli ve bilinçsiz mantık yanlışları.

Örnek: Bir borçlu, size en kısa sürede borcunu ödeyeceğim dediğinde, ne zaman ödeyeceği ve ne kadar ödeyeceği tam olarak belli değildir.

 

Örnek: “Trafik polisi bir milletvekilinin arabasını durdurur. Milletvekili hemen camı açarak “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diye sorar. Polis elindeki telsizi kullanarak amirine sorar: “Amirim, bir aracı durdurdum, sürücüsü kim olduğunu bilmiyor, bana soruyor. Ne yapayım?”

 

iii).  Birleştirme / Bütünleme Yanlışları-Safsataları: Bir bütünün bazı parçasının belirli özelliklere sahip olması, bütünün de parçalardaki özelliklerin tümüne sahip olduğu anlamına gelmez.

Örneğin: Bir futbol takımındaki birkaç oyuncunun iyi olması takımın da genel olarak iyi olmasını gerektirmez. Bir toplulukta bazı üyelerin kusurlu davranışlarının bulunması, topluluğun tamamının kusurlu olması gerektirmez.

Eve gelen boyacı ortalığı berbat etti. Türkiye’de zanaatkâr kalmadı.

iv). Bölme Yanlışları / İndirgeme safsataları: Çoğunlukla parçaların, zorunlu olarak, bütünün özelliklerini taşıdığını sanmadan kaynaklanır. Birleşik halde olan bir anlamın, tikel ya da tekil bir anlamı ifade etmek için de kullanılmasıdır.

Örnek: Bir üçgenin açıları, iki dik açıya eşittir; O halde üçgenin her açısı iki dik açıya eşittir.

Demokrasi, seçmenlerin akıllı olduğu ve kendi kararları ile seçimde oy kullandıkları kabülüne dayanan sistemin adıdır. Fakat bütün seçmenlerin akıllı olduğunu sanmak ve kendi özgür kararları doğrultusunda oy kullandıklarını varsaymak bölme safsatasını oluşturur.

 

v).  Noktalama ve vurgu yoluyla yapılan yanlışlar

Örnek: Oku baban gibi, eşek olma./ Oku, baban gibi eşek olma.

Örnek: Sayın Cumhurbaşkanı, laik, demokratik cumhuriyeti ve ülke bütünlüğünü koruyucu yaptırımları daha etkili kılmak amacıyla hazırlanan KHK’yı geri yollamıştır.

b) . MÂNÂ / ANLAM SAFSATALARI

i). İlinti yanlışı / Yanlış Sebep Safsatası: Önermeler arasında ilintiyi / bağlantıyı yanlış koymaktan kaynaklanır. / Bir olayın yeterli delil olmadan bir başka olayın sonucu olduğu şeklindeki akıl yürütme.

Örnek: A ülkesi çok yağış almaktadır. O halde A ülkesinden toprak tarıma elverişlidir.

Amerika’ya girişte yakalan Afganistanlı teröristten hareketle, bütün Afganlar teröristtir. demek.

Televizyonun evlere girmesinden sonra toplumdaki şiddet oranı arttı, demek ki televizyon seyretmek şiddete neden oluyor.

ii).   Mutlak / Kayıtlı Yanlış: Önermenin anlamının mutlak olarak alınmasıyla, bir kayda veya koşula bağlı olarak alınması arasında fark olmayacağı anlayışından kaynaklanır.

 

Örnek: Araçlar şehir içinde trafikte 50 km hızla gitmelidir. Ambulans bir araçtır, o halde ambulans da şehir içinde 50 km hızla gitmelidir.

iii)              Tartışılan Konuyu bilmeme veya Bilmezlikten Gelme / Konuyu Saptırma Safsatası: Tartışılan asıl konuyu çürütmeyi başarama karşısında onun yerine başka konuyu tartışmaya açmak ve kanıtlamaya çalışmaktır. Bu da tartışılan konuyu bilmemekten, konu hakkında fikir sahibi olmamaktan kaynaklanır.

Örnek:  Ölüm cezalarının caydırıcılığı yoktur diyorsunuz. Peki suçlular için ne düşünüyorsunuz? Oğlu öldürülen bir anne ne hissedecektir? Oğlunun katilinin hapishanede beslenmesi ve barınması için vergi vermesi doğru mudur?

iv)               İspat edilecek olanı delil yerine alma / Kısır Döngü Safsatası (Petitio Principii): İspatlanması gereken iddiayı ispatlanmış gibi kabul etme, bir diğer ifadeyle, ispatlanmış olduğu varsayılan sonucu, öncüllerin parçası olarak varsaymadan kaynaklanır.

Örnekler: Ahmet aptaldır, çünkü Ahmet salaktır. Ali doğruyu söylüyor, çünkü doğru sözlüdür.

Sudan hafif maddeler yüzer, çünkü bu tür cisimler suda batmazlar.

Bu tür ispatlama, totolojiden ibarettir.

v)                 Aksini Gerekli Görme: Sonucun aksini gerekli görmekten kaynaklanır.

Örnek: Hamile olan kadınların karnı büyük olur.

Karnı büyük olmayanlar hamile değildir.

vi)               Neden Olmayanı Neden Olarak Alma: Belli bir olgu ya da olayın asıl nedeni olmayan şeyi, onun gerçek nedeni olarak sayılmasından kaynaklanır. Batıl inançlar bu türdendir.

 

Örnek: Önünden siyah kedi geçince, başına kötü bir olay geleceğini inanma.

Bugün başıma kötü bir olay geldi, çünkü dün siyah bir kedi görmüştüm.

c)                  GELİŞİGÜZEL KURULMUŞ EKSİK KANIT YANLIŞI

Örnek: Bir trafik kazasının duruşmasında, sürücü, olay esnasında frene hemen ve olanca gücüyle bastığını söyler. Gerekli özeni gösterdiğinden bahisle mahkeme sürücüye ceza vermez.

Çıkışta avukatı sürücüye çok inandırıcı bir tabır sergilediğini söyler. Sürücü de der ki, “ancak frenin tutup tutmadığını sorsaydı mahkeme, işte o zaman...”

i)                   Gelişigüzel genellemede bulunma / Önyargıdan kaynaklı genelleme safsatası / Yetersiz Örnek Safsatası / Aceleci Genelleme Safsatası:

 

Örnek: Narkoz amacıyla hastalara uyuşturucu verildiğine göre bütün insanlara uyuşturucu kullanma izni verilmelidir.

Bütün Kayserililer, iyi tüccardır.

Yozgatlılar şöyledir, böyledir, iyidir, kötüdür vb.

ii)                 Gerekçeyi sadece olumlu yönleriyle sunma : Bir davada avukatın, bir delili sunarken sadece müvekkilin işine yarayacağı tarafını düşünürken, çıkacak olumsuz sonucu düşünmemesinde olduğu gibi.

Örnek: Şule Çet davasında, sanık müdafileri, sanıkların delil karartıp karatmadığı yönündeki çapraz sorguda, sanıklardan birinin bardak yıkama sesi duyduğunu söylemesi karşısında, diğer sanık avukatlarının, bunun bardak değil el yıkama sesi de olabileceğini söylemesi durumunda. Peki o durumda neden el yıkadı sorusunun cevabı sanığın aleyhine olabilecek tarzdadır.

iii)              Yanlış ikilem / Siyah Beyaz Safsatası (False Dilemma): Başka seçenekler bulunduğu halde karşısındakini iki seçenekten birini zorlama.

Örnek: Suça iten neden ya yoksuklluktur ya cahilliktir.

Piyasaya ya bol para sunarsın ya da kredi alınmasını kolaylaştırırsın.

Beni sevmiyorsan, benden nefret ediyorsun demektir.

Ya ülkeni sev ya da terket

d)                 DİĞER SAFSATA ÇEŞİTLERİ

i)                   Kişiyi hedef alan safsata / Adam Karalama Safsatası (Ad Hominem): İleri sürülen tezi çürütmek yerine, onu söyleyen kişiye yönelmektir.

Örnek: Rousseau önemli bir sosyal teorisyendir, ancak Rousseau’nun aile hayatı ahlaki açıdan tartışmaya açıktır (Rousseau çocuklarını ve eşlerini, başka kadınlar için terketmiştir, vb.) O halde, Rousseau’nun söylediği hiçbir sözün geçerliliği olmadığını söylerken ahlaki özelliklerine atıf yapmak böyle bir safsatadı.

Örnek: “Yalan söylemek her koşulda gayri ahlakidir” diyen Kant için, bu argümanı desteklemesi için Kant hayatında asla yalan söylememiştir demek.

Örnek: Freud cinsel sapığın biridir. Dolayısıyla söylediklerini ciddiye almamıza gerek yoktur.

ii)                 Fizik güce başvurma / Tehdit (Korkuya Başvurma) Safsatası (Ad Baculum): İnsanları korkutarak, tehdit ederek bir iddianın doğruluğunu kabul ettirmeye çalışmak

Örnek: Seçim süreçlerinde aday olan bir işverenin işçilerinden oy isterken, onları siyasetiyle ikna edemeyip bana oy vermezsenin hepinizi işten atarım demesi

iii)              Otoriteye gönderme yapma: Uygun olmayan otoriteye, itibara, saygı ve statüye gönderme yaparak ispatlamada veya çürütmede bulunmaya çalışmaktan kaynaklanır / Bir iddianın doğruluğunu sadece "kendisinden daha iyi bilen" başka birinin düşüncesine dayandırma.

 

1)    Bir yargının doğruluğu sadece otoriteye atıfla dile getirilemez.

2)    Yargının doğruluğu bakımından otoriteye atıf, ancak destekleyici argüman olabilir.

3)    Otoritenin otorite alanı iyi tespit edilmelidir. Bir konuda uzman / otorite olan kişi her alanda otorite değildir. Dolayısıyla otorite alanıyla argüman doğruluğu iddiası arasında uygun bir bağ olmalıdır.

4)    Tek bir otorite her zaman yeterli olmayabilir. Birden fazla otoriteye başvurmak gerekebilir.

Örnek: Roma’nın güzel şehir olduğunu düşünüyordum. Geçenlerde İlber Ortaylı da aynı şeyi söyledi.

iv)               İnanca Başvurma Safsatası (Consensus Gentium): Bir iddianın doğruluğunu, insanların çoğunun ona inandığını savunarak kanıtlamaya çalışma

Örnek: A: UFO’lara inanmıyorum.

B: Ama son araştırmalar insanların çoğunun UFO’lara inandığını söylüyor.

v)                 “Sen de” Safsatası: Bir kişinin iddiası ya da söyledikleri hareketleriyle çelişiyor diye iddianın yanlış olduğu savı.

Örnek: Sigara içmek kötüdür diyorsun, ama sen de içiyorsun.

vi)               Genetik Safsatası: Bir iddia ya da şeyi , kökeni veya başlangıcı açısından açıklamak veya reddetmek.

Örnek: O resimden ne anlarmış, alt tarafı bir kapıcının oğlu.

Örnek: Türkler göçebe bir toplumun çocuklarıdır; mimariden anlamazlar.

vii)             Ortak Tutuma Başvurma Safsatası (Ad Populum): Çoğunluğun benimsediğinin doğru olduğu savı.

Örnek: Sınavda kopya çektim, çünkü bütün sınıf kopya çekti.  

viii)          Geleneğe Başvurma Safsatası (Ad traditio): Bir şeyin eski, denenmiş, geleneksel olduğu için doğru olduğu hatası.

Örnek: İnsanlar binlerce yıldır Tanrının varlığına inanıyor, yoksa niye bu inanç bu kadar yıl sürsün ki? Demek ki Tanrı vardır.

Yıllardır demokrasi ile yönetiliyoruz, demek ki demokrasi iyi bir şey.

ix)               Yeniye Başvurma Safsatası: Yeni bir şeyin daha iyi veya doğru olduğunu ileri sürme.

Örnek: Bu cep telefonu ..... en yeni modeli, o halde en iyisidir.

Örnek: Biz daha iyisini yapana kadar en iyisi bu. (Bir reklam sloganı)

x)                 Duygulara Başvurma Safsatası:  Bir iddianın doğruluğunu kabul ettirmek için karşısındakinin duygularıyla oynamak.

Örnek: Bu arabayı aldığınızda dünyanın en güçlü ve kıskanılan erkeği siz olacaksınız.

xi)               Kanıtlanmayanı doğru saymak  İspatlama Mecburiyeti Safsatası:

Örnek: Baz istasyonlarının kansere yol açtığına dair bilimsel bir kanıt yoktur deyip, baz istasyonlarının kansere yol açmadığını iddia etmek.

 

Örnek:  UFO’ların olamayacakları ispat edilemediğine göre, UFO lar mevcuttur.

 

Örnek: Bir haberin yalanlanmamasını, onun doğruluğu olarak ileri sürmek. Çok sıklıkla yapılır gazetecilikte.

xii)             Dayatma Safsatası: Olandan yola çıkarak bunun doğru ve olması gereken olduğunu iddia etme. Oldu-değer problemi de denilir.

Örnek: Süleyman Demirel politikacılar arasındaki en tecrübeli adamdır. Ona oy vermek lâzım.

“Kapitalizm en iyi ekonomik sistemdir.” Dolayısıyla, tüm toplumlar kapitalizmi benimsemelidir.

xiii)          Felaket Tellallığı Safsatası: Bir önermenin kabul edilemezliğini göstermek için, bunu bir dizi olayın takip edeceğini iddia etme şeklindeki argüman.

Örnek: Pompalı tüfeklerin yasaklanmasını kabul edersek, sonra diğer silahların yasaklanmasını kabul ederiz, ardından diğer haklar kaldırılır, sonunda komünist bir ülke oluruz. Pompalı tüfekleri bu yüzden yasaklamamalıyız.

xiv)           Sınırlı Seçenek Safsatası: Bir araştırma yapmadan, bir delil ortaya koymadan, bütün diğer seçeneklerin yanlış olduğunu varsayarak tek seçeneğe mecbur bırakma.

Örnek: Microsoft'un yazılım dünyasına hakim olması güzel, o olmasaydı şu anda sahip olduğumuz bilgisayar verimliiği olmazdı.

Örnek: Demirel'i yeniden Cumhurbaşkanlığına seçmezsek istikrar bozulur.

 


                                                                                          

Yorumlar

Popüler Yayınlar